26 Ocak 2011 Çarşamba
9 Ağustos 2010 Pazartesi
Guti Haz.
19 Haziran 2010 Cumartesi
2009-2010'a Genel Bakış
Gelelim geçen sezona.. Geçen sezonu bursaspor şampiyon olarak bitirirken 'yanlış anons' skandalı sezona damgasını vurdu. fenerbahçe ligin son maçında trabzonspor ile 1-1 berabere kalıp şampiyonluğu elinden kaçırırken bursasporun puan kaybettiği anonsu fenerbahçeli taraftarların şampiyonluk kutlamasına yol açmıştı. yanlış düzeltildiğinde ise fenerbahçe taraftarları tam anlamıyla yıkılmışlardı. Bu skandal sezonun unutulmayacak anıydı ve çok eğlenceliydi :)Önümüzdeki sezona büyük beklentiler ile giriyoruz. UEFA Avrupa Liginde ön eleme oynayacağımızdan dolayı sezonu erken açıyoruz. Çok fazla hasret kalmıyoruz Siyah-Beyaz'a..
Önümüzdeki sezon için tüm branşlardaki takımlarımıza başarılar diliyoruz.
Saldır Beşiktaş !
10 Nisan 2010 Cumartesi
Ve bu da oldu...
Evet , yanlış duymadınız.. Yıldırım Aydın asker.. Şanlıurfa 20. zırhlı tugay komutanlığına gidiyor. locaaltı ailesi olarak hayırlı teskereler diliyoruz. Özleyeceğiz ulan ! Şanlıurfa bekle yıldırım geliyor :)
Askerin kralı Locaaltından çıkar !
14 Ocak 2010 Perşembe
Yayın İhalesinin Ardından..

B PAKETİ

C PAKETİ

C PAKETTEN BEKLENTİLER
Açıkçası A Paketi bu kadar isteyen Telekom'un o pakete kıyasla neredeyse hiç işe yaramayacak bu paketi alması enteresan geldi bana. Sadece haber amaçlı görüntüleri kapsayan bu paket için nasıl bir sunum yapacaklar bilemiyorum ama aynı pakete ücretsiz pek çok ulaşım varken belli meblağları gözden çıkarıp bir de sadece cep telefonu veya başka bir mobil cihazdan izlemek kimseyi tatmin etmeyecektir. Üstüne birazcık daha katıp canlı bile izleme imkanı sunulacakken bu paketin elde kalacağını düşünüyorum.
8 Ocak 2010 Cuma
A.Ü'de neler oluyor ?
Cumhurbaşkanının kararı okuldaki çoğu insanı şaşırtmış ve Prof. Dr. Davut Aydın Anadolu Üniversitesi rektörü olarak atanmıştı. Bu karar sonrası öğrenciler her ne kadar "Davut Aydın'ı istemiyoruz." sloganlarıyla eylem yapsalar da sonuç değişmemişti. 1 Ocak 2010'da yeni görevine başlayan Prof. Dr. Davut Aydın'a başarılar diliyorum.
Fakat rektörlük seçimiyle şoka uğrayan Anadolu Üniversitesi aralık ayı içerisinde bir şok daha yaşıyordu. Anadolu Üniversitesinin bankada bulunan 500 milyon TL'sine YÖK tarafından el konulduğu haberi bomba gibi düşmüştü. Muhalefet buna karşı çıksa da Maliye Bakanlığından gelen "Para kullanılmıyor, bankada yatıyor." gibi bir savunma yaptı.
Anadolu Üniversite İşletme, İktisat ve Açık öğretim hesabında bulunan paranın yarısının genel bütçeye , diğer yarısının YÖK'e aktarıldığı belirtildi. Fakat neden?
Yılların emeğiyle oluşturulmuş bu bütçeye nasıl olur da bir anda el konur? Oysaki bu para ile okulun ihtiyaçları gideriliyordu. Bilgisayar labratuarları her öğrenciye 1 bilgisayar düşecek hale getirilmiş , diğer labratuarlar öğrencilerin eğitimi karşılayacak her çeşit malzeme ile hizmet verir hale getirilmiş , bütün fakültelerde tabir-i caiz ise dökülen lavabolar , tuvaletler yenilenmiş ve mükemmel hale getirilmişti. Okul yemekhanesinde günlük yemek 1 TL karşılığında kaliteli yemekler çıkıyor ve okul maddi durumu yetersiz öğrenciler Barınma ve Beslenme bursu adı ile burs veriyordu. Kampüsü yeşillendirme çalışmaları da devam ediyordu. Türkiyenin en güzel kampüsü olma yolunda hızla ilerliyordu. Öğrenciler okula gittiğinde mutlu olur hale gelmişti. Okulun hizmetlerinden herkes çok memnun iken bir anda 500 milyon TL gibi çok büyük bir meblağa devlet tarafından el konuldu.
Bütçe açığını böyle kapatmak mı istediler bilinmez..
Şimdi olacakları merakla bekliyor ve bu yaptırımın yorumlarını size bırakıyorum. Hızla gelişmekte olan Anadolu Üniversitesi 500 milyon TL'lik kayıptan elbette etkilenecektir ve bunun boyutlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz ve size aktarmaya devam edeceğim.
7 Ocak 2010 Perşembe
Sigara zammı ve hükümetin tutumu
Ve bugün Marlboro fiyatını 5.5 TL'ye çekti. Bu hamle sonrası diğer sigara üreticileri de fiyatlarını eski fiyatlara çekmeye hazırlanıyorlar. Çünkü çekmezler ise yeni fiyatlı sigaralar satış oranlarında büyük derecede düşüş yaşayacaklardır.
Yani bu durumda karlı çıkan eskisine göre daha fazla vergi alacak olan devlet oldu. Bütçe açığını herşeye zam yapmakta bulan Devlet , emekli maaşlarına zam yapmamakta diretmeye de devam ediyor.
Ne diyelim , Philip Morris'in bu davranışı hükümetimize de bir örnek olsun. Elektriğe , doğal gaza , sigaraya , alkole , köprüye vs vs. zam yapan , çay kaşığı ile verip kepçe ile alan hükümet bu tutumunu ne kadar devam ettirecek o da bir merak konusu.
Yeri gelmişken Tekel işçileri direnişlerine devam ediyorlar. Aldığım haberlere göre bir kaç güne kadar da açlık grevine gireceklermiş. Ne diyelim yetkililer bunları görmezden gelmeye devam etmez umarım..
Telaşa gerek yok döndüler :)

31 Aralık 2009 Perşembe
Hoşgeldin 2010 !

8 Aralık 2009 Salı
Kaderimizi Çizelim Avrupa'ya Devam Diyelim..
30 Kasım 2009 Pazartesi
Pes Doğrusu
Medyada böyle dile getirilmişti fenerin 8 maçta 8 galibiyet alması.. "Rekor"bahçe demişlerdi. Evet rekordu , başarıydı ve medya mensupları gayet çoşkulu bir biçimde yazıp çizmişlerdi bunu.
Bakalım "rekor"bahçe 8 maçında kimleri yenmiş...
Denizli :0 - fener:2
fener:3 - sivas:0
diyarbakır:1 - fener:3
fener:2 - manisa:1
bursa:0 - fener:1
fener:1 - i.b.b:0
antalya:1 - fener:2
fener:3 - g.birliği:0
güzel maçlar güzel skorlar medyada güzel başlıklar...
Gelelim günümüze..
Beşiktaş 8 maçta 24 puan aldı, aynı "müthiş bir başlangıç yapan rekorbahçe" gibi.. Ve liderle olan puan farkı sadece 1.
Beşiktaş bu 8 maçta kimleri yenmiş bakalım.
ankaraspor:0 - Beşiktaş:3 (hükmen)
Beşiktaş:1 - denizli:0
Beşiktaş:2 - kasımpaşa:1
eskişehirspor:0 - Beşiktaş:1
Beşiktaş:1 - a.gücü:0
trabzon:0 - Beşiktaş:2
Beşiktaş:3 -"rekor"bahçe:0
sivas:0 - Beşiktaş:1
Dikkat edin.. bu 8 maçın içinde o "muhteşem rekorbahçe" de var. Trabzon deplasmanı var , eskişehirspor deplasmanı var. Hangi fikstürün daha zor olduğuna siz karar verin.
fener 8 maçını kazanıp müthiş bir başlangıç yaparken "rekor"bahçe olmuştu. Ama gelin görün ki
Beşiktaş 8 maçını kazanıp müthiş bir seri yakaladığında atılan başlık çok enteresan. "MUCİZE"
Bak sen.. Ne mucizesi ? Neyin mucizesi? Şunu da belirteyim Beşiktaş 8 maçlık zaman zarfında birbirinden zor Şampiyonlar Ligi mücadelesi de etti. Gidip Manchester United'ı deplasmanda yenip gelmesini bildi.
Şimdi tekrar soruyorum. Neyin mucizesi bu? "MUCİZE" denilen şey Beşiktaş'ın 8 maç üst üste kazanması değil , Ligin en az gol yiyen takımı olması değil , "rengarenk" yazılarınıza rağmen hala bu gazeteyi satabiliyor , okutabiliyor olmanızdır.
26 Kasım 2009 Perşembe
Açtık Kanatlarımızı Göklere
25 Kasım 2009 Çarşamba
22 Kasım 2009 Pazar
Mutlu Bir Derbi
Maç başladı 8.dakika da serdar özkan yakaladığı pozisyonu değerlendiremedi. Ama umut verici başlamıştı maça. İlk yarının sonlarına doğru fener dengeyi kurmaya başlamıştı. Nitekim ilk yarının son dakikasında alex in frikiği direkten döndü. O sırada aramızda konuştuklarımız ise alex bunu atar değil de rüştü bu golü yer idi. Direk izin vermedi İlk yarı böyle bitti. Beşiktaş kazanmayı daha çok istiyordu her halinden belliydi. 2. yarı başladı ve Beşiktaş bu isteği daha bariz belli etmeye başladı. Önce Fink'in mükemmel golü geldi. Sevinirken tabir-i caizse darmaduman olmuştuk. Tam kendimize geliyorduk ki Bobo'nun mükemmel golü geldi. O an tribünü görmeliydiniz işte. Uzun zamandır İnönü'de feneri yenememiş olmanın verdiği hırs ile uçuyorduk adeta. Biz bile ne olduğunu anlayamadan 2-0 oluvermişti maç. Tribünler bugünü bekliyordu. Makara yapmaya başladı tribün. Yine aramızda konuştuğumuz ise makaranın çok erken olduğuydu. Beşiktaş için bağırmak lazımdı. Ama o sevinç ile ne mümkün. Sonra k.k(23) kırmızı kart görünce içimizin yağları eridi(ki bu konuya sonradan değineceğim.) makaranın dibine vurmuştuk. Her pastan sonra oley çekiyorduk ki asrın makarası gerçekleşti. Oley çekerken gol oldu. Bir görseydiniz o tribünü. Herkesin yüzü gülüyor. Piyango çıksa bu kadar mutlu olamazdık emin olun. Maç bittiğinde esas makara başladı. Fenerliler hayatları boyunca unutamayacakları sahneler gördüler. Umarız yaşı GENÇ olanlar bundan etkilenmezler..
Sonuç olarak kimsenin beklemediği bir galibiyet aldık ve liderle 4 puan fark kaldı. Şampiyonluk yarışında ben de varım dedi Beşiktaş. Daha önceki yazılarımda Beşiktaş'ın artık futbol oynaması gerektiğini dile getirmiştim ve oynadılar. Gerçek anlamda çok iyi bir futbol ortaya koydular ve bizim de desteğimizle 3-0 gibi net bir skorla feneri devirdik ve son 7 maçımızı da kazanmış olduk. (her ne kadar medya bu konuyla çok fazla ilgilenmese de..) Böyle devam ederiz inşallah. Eğer böyle devam edersek ligin sonlarına doğru "Şampiyonluk çok yakın Saldır BEŞİKTAŞ!" seslerini duyarız.
Son olarak k.k(23) , senin haddine mi düşmüş Beşiktaş'ın yazılışını değiştirmeye çalışmak. Ha ille değiştirmek istiyorsan BEŞİKTAŞ sana bi ders vermiş olmalı. Artık 3jk yazarsın anıların canlanır. Hayırlı olsun.
ASLA PES ETME ! SALDIR BEŞİKTAŞ !
17 Kasım 2009 Salı
Rezilliklerin Sonu Gelmiyor..
Karşılaşma öncesinde stadyuma girmek isteyenler güvenlik güçleri ve özel güvenlik elemanları tarafından üst aramalarının yanı sıra kimlik kontrolünden de geçirilecektir. Güvenlik önlemleri çerçevesinde BJK İnönü Stadı'ndaki karşılaşmayı izlemeye gelecek kişilerin kimliklerini yanlarında getirmeleri gerekmektedir. Kimlik belgeleri yanlarında olmayan kişiler stadyuma alınmayacaktır.Derbi Maç Öncesi Önemli Uyarı
17.11.2009 13:04
Cumartesi günü oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe derbi mücadelesinde kimlik kontrolü yapılacaktır.
Yukarıdaki metin Beşiktaş Jimnastik Kulübü resmi sitesinden alınma bir metin. Düşünün ki o kadar büyük hezeyan içinde bir başkan var ve bu başkan 5.5 yılda yaptığı hatalar yetmezmiş ki şimdi de kendisine en büyük gücü veren taraftarını hedef almakta artık. Daha taraftarın özellikle tribüne sokulan adamlarca dövülmesinin üstündeki gizem perdesi açılmamışken bir de temizlik safsatası başlıyor. Yine aynı başkan veya başkandan çok başkancı olan işbilmez yöneticiler Akatlar'a başkanı koruyan taraftarı hedef alan pankartlar astırıyorlar ve pankartları 20 polisle koruyorlar birşey olmasın diye. Tabi bu muhteşem yöneticilerin o salonda muhteşem işler yapan takımın maaşlarını ödeme derdi yok. Kendisi Tabata'ya verilen 8 milyon euro'yu cebinden vereceğini iddia ederken tüm maliyeti 3-4 milyon olan basketbol takımının aylık masraflarını karşılamaktan aciz.
Beşiktaş'ın son resmi açıklamalara göre toplam borcu 181 milyon tl. 2004 Mayıs ayında devralınırken 17 milyon dolar borcu vardı bu takımın. Günümüz kuruna göre hesaplarsak yaklaşık 25 26 milyon tl gibi bir para yapar. Yani 5.5 yıl içinde kulübün borcu 165 milyon tl artmış. Kesin rakamları bilmiyorum biraz araştırsak bulunur elbet ama çıkabilecek sonuc beni korkuttuğun kabaca matematik hesabı yapasım var. Ortalama 60 milyon tl bütçesi olsa bu takımın 5.5 yıllık geliri 330 milyon tl yapar kaldı ki üstüne bir de 165 milyonluk ekstrası var. Bu da demek oluyor ki 5.5 yılın bize masrafı tam 500 milyon tl olmuş. Sonucunda da elimizde olan 1 şampiyonluk ve 3 Türkiye kupası.. Biraz fazla maliyetli oluyor sanki haksız mıyım?
Bakalım sonumuz ne olacak çok merak ediyorum..
16 Kasım 2009 Pazartesi
Türkiye Kupası Kuraları Çekildi
(B) Grubu:
Denizli Belediyespor, Trabzonspor, Galatasaray, Ankaragücü, Orduspor
(C) Grubu:
Giresunspor, Tarsus İdmanyurdu, Sivasspor, Bursaspor, Denizlispor
(D) Grubu:
Beşiktaş,Manisaspor, Kasımpaşa, Konya Şekerspor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor
Grubumuza baktığımız zaman çok zorlanmayacağız gibi duruyor. Bizim için herşey güzel. Diğer gruplarda dengeli sayılabilir.
Fakat;
Bu grupların ne anlamı var? 2.lig takımlarının kupada ilerlemesine mani olan bir sistem yok mu? Güç farkı sizce de aşırı değil mi? Gruplardan kimlerin çıkacağı aşağı yukarı belli. Örneğin; Trabzon ve Galatasarayın olduğu bir grupta Denizli Belediyespor'un şansı nedir?
Bu sistem büyük olarak nitelenen takımları finale iten bir sistem değildir de nedir? Türkiye kupası hangi kupa gibi gösterilmeye çalışılıyor? Avrupa ligi ? Şampiyonlar Ligi?
Tek maç üstünden oynansa maçlar , Sürpriz sonuçlar alınsa daha heyecanlı bir kupa olmaz mıydı? Bu sistemde bir maç kaybedilse bile telafisi çok. Bu yüzden büyük takımlar bu maçları ne kadar önemseyecektir? Telafisi olmayan bir sistem olsa daha önemsenen ve daha heyecanlı maçlar yaşanmaz mıydı? Örneğin; FA cup.. 100 yılı aşkın süredir aynı heyecanla düzenleniyor. Bunu sizlerin fikirlerine bırakıyorum, ki bunun üzerinde düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bunların hepsini bir yana bırakıp takımımızla ilgili olarak konuşacak olursak ; girdiği her organizasyonda şampiyonluk parolası olması gereken takımımız bu kupayı geçen yılki gibi müzesine götürmek için emek verecektir. Biz de yine takımımızın yanında olacağız.
Başarılar BEŞİKTAŞ !
10 Kasım 2009 Salı
10 Kasım
8 Kasım 2009 Pazar
Geçmiş Zaman Olur ki..
3 Kasım 2009 Salı
Olmadı..
2 Kasım 2009 Pazartesi
Kitap Fuarı 2009.. Sen de Sağol Fırat'cım :)







